Yerine göre flörtöz
Siz eğer karşınızdaki kişiden hoşlanmıyorsanız onu etkilemek için ekstra bir çabaya girişmezsiniz. Etrafınızdaki herkes tarafından beğenilmek gibi bir arzunuz yok, böyle bir tavır da size çoğu zaman anlamsız geliyor ama eğer birilerini etkilemek istiyorsanız kimse size durduramaz ve bu durumda tüm silahlarınızı çıkarırsınız. Hoşlandığınız kişilere karşı bilinçli veya bilinçsiz etkileyici tavırlar sergileyerek onun gözünün sizin üzerinizde olmasını sağlarsınız. Bu yapınız size aşk hayatınızda başarı sağlamaktadır, bu yüzden karşılıksız aşk pek size göre birşey değildir. Karşılığını alamadığınızı düşündüğünüz bir aşk var ise emin olun ki siz o kişiye gerçekten aşık olmamışsınız demektir, çünkü olsaydınız sizin yapınızda biri ne yapar ne eder o kişiyi elde ederdi.
31 Aralık 2008 Çarşamba
21 Aralık 2008 Pazar
steve jobs (apple kurucusu)
“Her gününü, hayatının son günüymüş gibi yaşarsan, günün birinde haklı çıkarsın.” steve jobs 'a ait bu söz uyeni oğrendim. son derece etkileyici bi konuşması var. videoda izleyin.
http://dailymotion.alice.it/video/x3j81k_steve-jobs-ac-kal-budala-kal-
http://dailymotion.alice.it/video/x3j81k_steve-jobs-ac-kal-budala-kal-
12 Aralık 2008 Cuma
Sen neye hazırsan o da sana hazır...
belkide tek başına bir kişisel gelişim kitabını dolduracak manaya sahib bu sözü bi blogda gordum. bu ay beni etkileyen cumlelerden biriydi. diğeride "gençlikte cesarette var korkuda. aynı seviyedeler. ama ihtiyarlayınca korku azalıyor buna karşılık cesaerette azalıyor." bu ay ben bunu gordum.
3 Aralık 2008 Çarşamba
28 Kasım 2008 Cuma
Elimden gelen bu
elimden gelen bu ben iki kişiyim
çoğalmak neyse ne azalmak zor
birisi seni her an bırakıp gittiğim
öbürü kan gibi tutulmuş seviyor
ağzındaki acı alnındaki çizgiyim
gözlerine kirli bir bulut getirdim
hiçbir sevinç aydınlığı onu silemiyor
elimden gelen bu ben iki kişiyim
birisi kapadığın kapılardan gitmiyor
yağmur yağmaksa o güneş açmaksa o
bir yerin üşüse onun sıcaklığı
öbürü en içten çağrını işitmiyor
alıp tutmaksa o basıp gitmekse o
bakışları kıyısız deniz uzaklığı
elimden gelen bu ben iki kişiyim
ikisi birden çıkmaya uğraşıyor
bilmem ki hangisinden nasıl vazgeçeyim
birisi yeni baştan serüvene başlamış
öbürü silahında son mermiyi sıkıyor
çoğalmak neyse ne azalmak zor
çoğalmak neyse ne azalmak zor
birisi seni her an bırakıp gittiğim
öbürü kan gibi tutulmuş seviyor
ağzındaki acı alnındaki çizgiyim
gözlerine kirli bir bulut getirdim
hiçbir sevinç aydınlığı onu silemiyor
elimden gelen bu ben iki kişiyim
birisi kapadığın kapılardan gitmiyor
yağmur yağmaksa o güneş açmaksa o
bir yerin üşüse onun sıcaklığı
öbürü en içten çağrını işitmiyor
alıp tutmaksa o basıp gitmekse o
bakışları kıyısız deniz uzaklığı
elimden gelen bu ben iki kişiyim
ikisi birden çıkmaya uğraşıyor
bilmem ki hangisinden nasıl vazgeçeyim
birisi yeni baştan serüvene başlamış
öbürü silahında son mermiyi sıkıyor
çoğalmak neyse ne azalmak zor
Atilla İlhan
21 Kasım 2008 Cuma
21. yuzyıl felsefesi
Bizler tarihin ortanca çocuklarıyız...
Bir amacımız ya da yerimiz yok...
Ne büyük savaşı yaşadık, ne de büyük buhranı...
Bizim savaşımız ruhani bir savaş...
En büyük buhranlarımız, hayatlarımız...
Televizyonla büyürken milyoner,
film yıldızı ya da rock yıldızı olacağımıza inandık...
Ama olmayacağız,bunu yavaş yavaş öğreniyoruz...
Ve o yüzden çok kızgınız...
(Tyler Durden)
Bir amacımız ya da yerimiz yok...
Ne büyük savaşı yaşadık, ne de büyük buhranı...
Bizim savaşımız ruhani bir savaş...
En büyük buhranlarımız, hayatlarımız...
Televizyonla büyürken milyoner,
film yıldızı ya da rock yıldızı olacağımıza inandık...
Ama olmayacağız,bunu yavaş yavaş öğreniyoruz...
Ve o yüzden çok kızgınız...
(Tyler Durden)
11 Ekim 2008 Cumartesi
Reis bey
necip fazıl ın mahkumiyet döneminde yazdığı üç piyesten biri. daha sonra yine reis bey ismiyle sinemaya uyarlanmıştır. başrolünde* haluk kurdoğlu oynamıştır. mahkumun idamından önce reis bey e söylediği; – etmeyin reis bey, siz ağlayamazsınız! ağlayabilseydiniz, anlayabilirdiniz! sözü akıllardan çıkmaz.
not: filmi izlememiş olanların filmde, haluk kurtoğlu nun sesinden dinlemeleri tavsiye olunur. merhamet... insanlara merhameti öğretmek, insandaki kötülük iktidarını döve döve pekiştirmek yerine; hohlaya hohlaya yumuşatmak merhamet... hava gibi, su gibi muhtac olduğumuz iksir. başağı bir cemiyeti, başkuyarı edecek bir kudret. acımasızca idama götürdüğüm çocuk bana; "buz çölünde yol alıyorsunuz" demişti. hepimiz! bütün insanlık buz çölünde yol alıyoruz! aldığımız nefesler bile sipsivri kayalar şeklinde donuyor. bakarken gözle bıçaklıyor, dinlerken kulakla zehirliyoruz bütün bunların kanunlarını bilmiyoruz da kanun çıkarmaya kalkıyoruz. olur mu hiç? sen kaplanı yetiştir, besle. sonra pençe atıyor diye kement at ipe çek! yazıktır kaplana, günahtır kaplana! merhamet! - hakim: o halde ceza ölçüleri, hak, adalet ve kanunlar lüzumsuz öyle mi? - reis bey: öyle değil... bunlar doktorun çare bulamayınca bütün bir uzvu budamaya mecbur kalması gibi iç tedavi üzerinde tedbirler. - savcı: efendim. merhamet ekmek olsa da bütün insanlığa dilim dilim dağıtılsa payına hiçbirşey düşmeyecek lanetli budur! üstelik yüce reislik makamından bitirimhanelere düşüp ipten, kazıktan kurtulma insanlar arasında eroin çetesi kuran bir bedbahtın karşınızda kurtarıcı edasıyla adalet dersi vermeye kalkışması; tam bir şenaattir! kendisine yine reislik makamındayken söylediği bir sözü hatılatırım. "bizi daima işlenen suçun cüzzamlı suratına bakmaktan kaçıran bu edebiyat esnaflığını bir yana bıraksınlar!" ve bu görünen suçun görünmeyen bir yanı varsa onu ortaya döksünler! - reis bey: sayın savcı, beni eski anlayışım ve prensiplerimle mahkum ettirmek istiyorlarsa bilsinler ki; ben zaten onun mahkumuyum. - avukat: muhterem reis bey; (hakime hitaben) sayın savcıyı, sanık sanılan büyük şahsiyetin fikirlerini, inançlarını ve ideallerini daha yakından anlamaya davet ediyorum. ancak bu taktirde onun bitirim yerinde ne aradığı anlaşılabilecektir. bütün dünya kanunların ve hakim kürsüsünün tam hakkını verdikten sonra, insandaki gizli ruh noktalarına, iç hakikatine eğilen, bu yüce hakikati arayan, onu aramanın işkenceli hayatını yaşayan bir adalet kahramanı karşısındadır. büyük bir takdirle belirtelim ki başkanı bulunduğum baro şu anda bu yepyeni adalet kahramanını azizleştirmek için formül aramaktadır. eminiz ki bitirim tipleri arasındadır suçlu. bıçakları ve tabancayı reis beyin bitirim yerinde doğruyu göstermek için topladıklarını kendi şahıslarını ortaya koymaksızın söylediler. ama eroine ait hiçbiri bir ipucu vermedi. "bilmiyoruz" demekle yetindiler. bu kişilerin ayrıca izinsiz silah taşımaktan ve eroin işinden sorguya çekilmelerini talep ediyorum! - reis bey: asla diyorum asla! boş toprakta define aranırcasına suçlu aranmaz! ancak meydana çıkarsa görülür. kimseyi cebime eroin koymakla suçlandıramam. ve benim hesabıma suçlandırılmalarına razı olamam! eğer gerçek suçlu gerçekten aramızdaysa benim hesabıma mutlaka bağışlanacağını fakat kanun hesabına muhakkak kıstırılacağını bilerek kendi kendisine ortaya çıkmasını dilemekten başka yapabileceğimiz hiçbirşey yok. - savcı: işte... af ve merhamet rejiminin insandaki kötülük iktidarını ortadan kaldıracağı tezine en güzel fırsat. buyursunlar gerçek suçluyu ortaya çıkarsınlar. - reis bey: bu ne acındırıcı mantık... benim merhamet tezim bir dedektif kaidesimidir ki suçluyu bulsun? ben diyorum ki her fert başucuna; "suçlu benim herkes suçsuz!" levhasını asmalıdır. ben diyorum ki yegane kurtluşumuz herkesin herkesi affetmesindedir. daha ötesi kanunların sorumluluğuna girer. ama görüyorum ki anlatamıyorum... hissediyorum ama anlatamıyorum! çocuk, "ağlayabilseydiniz anlyabilirdiniz" dedi. ağladıkça anlıyorum... ağladıkça anlıyorum... artık bütün mantık hesaplarımı kaybettim. hemde öylesine kaybettim ki ; amerika da bir cinayet işlense de, dünya çapında bir ses sorsa; "katil kim?", "benim!" diye haykırabilirim! soğuk kış geceleri, köprü altında yatan çıplakların vebali benim boynumda, gömleğimin yakasında... isterse çareme adli tıp baksın fakat bir hastaneye girsem de kan kanseri çeken hastalar görsem acaba onları bu hale ben mi getirdim? diye düşünüyorum. ben ne yaptım? uykuda, baygınlıkta, annemin karnında, babamın kanında hangi cinayeti işledim? hangi mukaddesi kirlettim ki kendimi gelmiş gelecek bütün fenalıkların tek sorumlusu biliyorum? dışımda ne arıyorlar? içime doğru suçluyum ben! birde kalkmış belki kendimden birine, ondan öbürüne geçer, bir merhamet yangını çıkar bütün ülkeyi sarar diye; tımarhanelik bir hayalin peşine düşmüş gidiyorum! reis beyefendi(hakime hitaben); ceketim benimdir! celp benim ceketime aittir. erionde o cebin malıdır. ben suçluyum bana acımayın reis beyefendi... bana acımak merhamete haksızlık olur! *
not: filmi izlememiş olanların filmde, haluk kurtoğlu nun sesinden dinlemeleri tavsiye olunur. merhamet... insanlara merhameti öğretmek, insandaki kötülük iktidarını döve döve pekiştirmek yerine; hohlaya hohlaya yumuşatmak merhamet... hava gibi, su gibi muhtac olduğumuz iksir. başağı bir cemiyeti, başkuyarı edecek bir kudret. acımasızca idama götürdüğüm çocuk bana; "buz çölünde yol alıyorsunuz" demişti. hepimiz! bütün insanlık buz çölünde yol alıyoruz! aldığımız nefesler bile sipsivri kayalar şeklinde donuyor. bakarken gözle bıçaklıyor, dinlerken kulakla zehirliyoruz bütün bunların kanunlarını bilmiyoruz da kanun çıkarmaya kalkıyoruz. olur mu hiç? sen kaplanı yetiştir, besle. sonra pençe atıyor diye kement at ipe çek! yazıktır kaplana, günahtır kaplana! merhamet! - hakim: o halde ceza ölçüleri, hak, adalet ve kanunlar lüzumsuz öyle mi? - reis bey: öyle değil... bunlar doktorun çare bulamayınca bütün bir uzvu budamaya mecbur kalması gibi iç tedavi üzerinde tedbirler. - savcı: efendim. merhamet ekmek olsa da bütün insanlığa dilim dilim dağıtılsa payına hiçbirşey düşmeyecek lanetli budur! üstelik yüce reislik makamından bitirimhanelere düşüp ipten, kazıktan kurtulma insanlar arasında eroin çetesi kuran bir bedbahtın karşınızda kurtarıcı edasıyla adalet dersi vermeye kalkışması; tam bir şenaattir! kendisine yine reislik makamındayken söylediği bir sözü hatılatırım. "bizi daima işlenen suçun cüzzamlı suratına bakmaktan kaçıran bu edebiyat esnaflığını bir yana bıraksınlar!" ve bu görünen suçun görünmeyen bir yanı varsa onu ortaya döksünler! - reis bey: sayın savcı, beni eski anlayışım ve prensiplerimle mahkum ettirmek istiyorlarsa bilsinler ki; ben zaten onun mahkumuyum. - avukat: muhterem reis bey; (hakime hitaben) sayın savcıyı, sanık sanılan büyük şahsiyetin fikirlerini, inançlarını ve ideallerini daha yakından anlamaya davet ediyorum. ancak bu taktirde onun bitirim yerinde ne aradığı anlaşılabilecektir. bütün dünya kanunların ve hakim kürsüsünün tam hakkını verdikten sonra, insandaki gizli ruh noktalarına, iç hakikatine eğilen, bu yüce hakikati arayan, onu aramanın işkenceli hayatını yaşayan bir adalet kahramanı karşısındadır. büyük bir takdirle belirtelim ki başkanı bulunduğum baro şu anda bu yepyeni adalet kahramanını azizleştirmek için formül aramaktadır. eminiz ki bitirim tipleri arasındadır suçlu. bıçakları ve tabancayı reis beyin bitirim yerinde doğruyu göstermek için topladıklarını kendi şahıslarını ortaya koymaksızın söylediler. ama eroine ait hiçbiri bir ipucu vermedi. "bilmiyoruz" demekle yetindiler. bu kişilerin ayrıca izinsiz silah taşımaktan ve eroin işinden sorguya çekilmelerini talep ediyorum! - reis bey: asla diyorum asla! boş toprakta define aranırcasına suçlu aranmaz! ancak meydana çıkarsa görülür. kimseyi cebime eroin koymakla suçlandıramam. ve benim hesabıma suçlandırılmalarına razı olamam! eğer gerçek suçlu gerçekten aramızdaysa benim hesabıma mutlaka bağışlanacağını fakat kanun hesabına muhakkak kıstırılacağını bilerek kendi kendisine ortaya çıkmasını dilemekten başka yapabileceğimiz hiçbirşey yok. - savcı: işte... af ve merhamet rejiminin insandaki kötülük iktidarını ortadan kaldıracağı tezine en güzel fırsat. buyursunlar gerçek suçluyu ortaya çıkarsınlar. - reis bey: bu ne acındırıcı mantık... benim merhamet tezim bir dedektif kaidesimidir ki suçluyu bulsun? ben diyorum ki her fert başucuna; "suçlu benim herkes suçsuz!" levhasını asmalıdır. ben diyorum ki yegane kurtluşumuz herkesin herkesi affetmesindedir. daha ötesi kanunların sorumluluğuna girer. ama görüyorum ki anlatamıyorum... hissediyorum ama anlatamıyorum! çocuk, "ağlayabilseydiniz anlyabilirdiniz" dedi. ağladıkça anlıyorum... ağladıkça anlıyorum... artık bütün mantık hesaplarımı kaybettim. hemde öylesine kaybettim ki ; amerika da bir cinayet işlense de, dünya çapında bir ses sorsa; "katil kim?", "benim!" diye haykırabilirim! soğuk kış geceleri, köprü altında yatan çıplakların vebali benim boynumda, gömleğimin yakasında... isterse çareme adli tıp baksın fakat bir hastaneye girsem de kan kanseri çeken hastalar görsem acaba onları bu hale ben mi getirdim? diye düşünüyorum. ben ne yaptım? uykuda, baygınlıkta, annemin karnında, babamın kanında hangi cinayeti işledim? hangi mukaddesi kirlettim ki kendimi gelmiş gelecek bütün fenalıkların tek sorumlusu biliyorum? dışımda ne arıyorlar? içime doğru suçluyum ben! birde kalkmış belki kendimden birine, ondan öbürüne geçer, bir merhamet yangını çıkar bütün ülkeyi sarar diye; tımarhanelik bir hayalin peşine düşmüş gidiyorum! reis beyefendi(hakime hitaben); ceketim benimdir! celp benim ceketime aittir. erionde o cebin malıdır. ben suçluyum bana acımayın reis beyefendi... bana acımak merhamete haksızlık olur! *
8 Ekim 2008 Çarşamba
image processing
Filtreler
Pazartesi, 27 Mart 2006
Filtreler resmin içerisinde ki bazı ayrıntıları ortaya çıkartmak veya resim içerisindeki istenmeyen gürültülerin yok edilmesini sağlamak için kullanılmaktadır.
Özellikle; resimleri sayısal olarak kaydeden cihazların görüntüyü hatalı bir şekilde elde etmeleri ve aydınlatma gibi çevre koşullarının yetersizliğinden kaynaklanan bir çok kayıp ya da prüz görüntü işleme filtreleri kullanılarak en aza indirilebilmektedir.
Genelde filtreler 3x3 matris olarak ifade edilirler. Filtre örnekleri uygulama öncesi ve sonrası örnek resimler aşağıda gösterilmiştir.
Filtrelerin Uygulanışı:
Genelde 3x3 (piksel) matris halinde bir çekirdek görüntü üzerinde gezdirilir. Her piksel değeri gezdirilen nesnenin altında kalan değer ile çarpılır ve filtre içindeki elemanların toplamına bölünür. Örneğin resim;
3 4 5 6 7 8 99 8 7 6 5 4 31 2 2 4 5 6 75 6 7 8 9 0 1
şeklinde ise ve filtremiz;
1 2 12 4 21 2 1
şeklinde ise resmin sol üst köşesinden başlanılarak filtre gezdirilir. Filtrenin
3 4 59 8 71 2 2
üzerinde olduğunu düşünelim. O halde çekirdekteki 8 değeri şöyle değişecektir;
(1*3 + 2*4 + 5*1 + 2*9 + 4*8 + 2*7 + 1*1 + 2*2 + 1*2)/ (1+2+1+2+4+2+1+2+1) = 5.4 yuvarlarsak 5
Bu işlemler resmin her pikseli için hesaplanıp güncellendiğinde filtre uygulanmış olur.
Özel Durumlar
1) Filtrenin resmin kenar pikselleri için taşma durumunda kenar piksellerin aynen bir sonraki kenar varmış gibi tekrardan kenar piksel değerleri alınarak işleme dahil edilmesi ile çözülür.
2) Paydanın sıfır çıkması halinde payda değeri "1" alınır.
Kaynak Resim
Highpass Filtresi:
Resimdeki az sayıda tekrar eden pikselleri elemek için kullanılır. Blur efektini azaltan filitredir.
0 -1 0-1 5 -10 -1 0
Gaussian Lowpass
1 2 12 4 21 2 1
Sinc Filtresi
Kenar tespitinde kullanılır.
-1 -1 -1-1 8 -1-1 -1 -1
Son Güncelleme ( Pazartesi, 27 Mart 2006 )
< Önceki
Sonraki >
[ Geri ]
Test Resimleri
Siyah beyaz 10adminbinary
Pazartesi, 27 Mart 2006
Filtreler resmin içerisinde ki bazı ayrıntıları ortaya çıkartmak veya resim içerisindeki istenmeyen gürültülerin yok edilmesini sağlamak için kullanılmaktadır.
Özellikle; resimleri sayısal olarak kaydeden cihazların görüntüyü hatalı bir şekilde elde etmeleri ve aydınlatma gibi çevre koşullarının yetersizliğinden kaynaklanan bir çok kayıp ya da prüz görüntü işleme filtreleri kullanılarak en aza indirilebilmektedir.
Genelde filtreler 3x3 matris olarak ifade edilirler. Filtre örnekleri uygulama öncesi ve sonrası örnek resimler aşağıda gösterilmiştir.
Filtrelerin Uygulanışı:
Genelde 3x3 (piksel) matris halinde bir çekirdek görüntü üzerinde gezdirilir. Her piksel değeri gezdirilen nesnenin altında kalan değer ile çarpılır ve filtre içindeki elemanların toplamına bölünür. Örneğin resim;
3 4 5 6 7 8 99 8 7 6 5 4 31 2 2 4 5 6 75 6 7 8 9 0 1
şeklinde ise ve filtremiz;
1 2 12 4 21 2 1
şeklinde ise resmin sol üst köşesinden başlanılarak filtre gezdirilir. Filtrenin
3 4 59 8 71 2 2
üzerinde olduğunu düşünelim. O halde çekirdekteki 8 değeri şöyle değişecektir;
(1*3 + 2*4 + 5*1 + 2*9 + 4*8 + 2*7 + 1*1 + 2*2 + 1*2)/ (1+2+1+2+4+2+1+2+1) = 5.4 yuvarlarsak 5
Bu işlemler resmin her pikseli için hesaplanıp güncellendiğinde filtre uygulanmış olur.
Özel Durumlar
1) Filtrenin resmin kenar pikselleri için taşma durumunda kenar piksellerin aynen bir sonraki kenar varmış gibi tekrardan kenar piksel değerleri alınarak işleme dahil edilmesi ile çözülür.
2) Paydanın sıfır çıkması halinde payda değeri "1" alınır.
Kaynak Resim
Highpass Filtresi:
Resimdeki az sayıda tekrar eden pikselleri elemek için kullanılır. Blur efektini azaltan filitredir.
0 -1 0-1 5 -10 -1 0
Gaussian Lowpass
1 2 12 4 21 2 1
Sinc Filtresi
Kenar tespitinde kullanılır.
-1 -1 -1-1 8 -1-1 -1 -1
Son Güncelleme ( Pazartesi, 27 Mart 2006 )
< Önceki
Sonraki >
[ Geri ]
Test Resimleri
Siyah beyaz 10adminbinary
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)