29 Ağustos 2009 Cumartesi

Bizim köyden inciler.

"Dine dine sine sine ver yarabbi."
"Dert verip derman aradduma yarabbi."
"Muhanete muhtaç etme yarabbi."
"Evine getmen kenevirine sıçman şeytan görsün yüzünü."

29 Nisan 2009 Çarşamba

sonra yazacağım

29 Mart 2009 Pazar

Mevlana celalettin rum-i ETME

Mevlana - Etme

1244 yılında Konya’ya gelen Şemseddin Tebrîzî adlı bir zat, onun ilimle dolu dünyasında “aşk” ile yepyeni ufuklar açtı.

Bu iki ilâhî âşık, bir müddet yalnızca bir köşeye çekilerek kendilerini tamamen Hakk’a verdiler. Günlerce, gecelerce sohbetlere daldılar. Birbirlerinde kendilerini ve Yüce Allah’ın eşsiz güzelliklerinin tecellîlerini gördüler. Buluştuklarında Hz.Mevlânâ 38, Hz.Şems 60 yaşlarında idiler.

Artık Mevlânâ bütün zamanını Şems ile sohbete ayırıyordu. Bu ilâhî aşkı idrâk etmekten âciz olanlar, Hz.Mevlânâ’nın Şems’e olan ilgisini kıskanarak, ileri geri konuşmaya başladılar. Bu sözleri duyan Şems üzüldü ve 1246 yılında Konya’yı terk edip Şam’a gitti.

Şems gidince Hz.Mevlânâ derin üzüntülere boğuldu. Şems’i tedirgin ederek uzaklaşmasına neden olanlar da Mevlânâ’nın bu hâli karşısında pişmân oldular.

Hz.Mevlânâ bir mektup yazarak oğlu Sultan Veled’in de bulunduğu bir kâfileyi Şam’a gönderdi. Şems mektubu okudu ve Hz.Mevlânâ’nın dâvetini geri çevirmeyerek 1247 yılında Konya’ ya döndü.

Şems’in dönmesine herkes sevindi. Hz.Mevlânâ artık gülüyor, ziyâfetler veriyor, sema’ meclisleri düzenliyordu. Şems’le sohbet günlere ve gecelere sığmıyordu.

Fakat bu huzurlu günler uzun sürmedi. Dedikodular, çirkin sözler ve iftiralar yeniden başladı.

1247-1248 yılında Şems aniden kayboldu. Onu bir daha ne gören, ne de izini bulan olmadı.

Hz.Mevlânâ, Şems’i çok aradı. Ayrılığın büyük acısıyla şiirler söyledi, gözyaşları döktü. İki kere Şam’a gittiyse de izine rastlayamadı. Şems’in bedenî varlığını bulamayan Hz.Mevlânâ, onu mânâ yönünden kendinde buldu ve aramaktan vazgeçti. Bir şiirinde şöyle der:

Beden bakımından ondan ayrıyım ama, bedensiz ve cansız ikimiz de bir nûruz.
Ey arayan kişi! İster onu gör, ister beni. Ben O’yum, O da ben.
---spoiler---
-
---spoiler--- (Mevlana-Aşkın Dansı Film'inden)
"Bir sabah olan oldu, Şems yoktu... Celalettin dostunun gidişiyle adeta yıkıldı... Büyük ıstıraplar içinde dosta onlarca beyit, şiir ve rubayi yazdı. İlahi aşkının ilk kıvılcımını başlatan biricik dostu Şems artık yoktu. Büyük acı, üzüntü ve keder vardı... "
--spoiler---

İlahi aşkı Şems, Mevlana ve Konya'yı terk edip Şam'a göçe karar verince, Mevlana "Etme" diye yakarır ona...

Duydum ki bizi bırakmaya azmediyorsun etme
Başka bir yar başka bir dosta meylediyorsun etme

Sen yadeller dünyasında ne arıyorsun yabancı
Hangi hasta gönüllüyü kasdediyorsun etme


Çalma bizi bizden bizi gitme o ellere doğru
Çalınmış başkalarına nazar ediyorsun etme

Ey ay felek harab olmuş alt üst olmuş senin için
Bizi öyle harab öyle alt üst ediyorsun etme

Ey makamı var ve yokun üzerinde olan kişi
Sen varlık sahasını öyle terk ediyorsun etme

Sen yüz çevirecek olsan ay kapkara olur gamdan
Ayın da evini yıkmayı kastediyorsun etme

Bizim dudağımız kurur sen kuruyacak olsan
Gözlerimizi öyle yaş dolu ediyorsun etme

Aşıklarla başa çıkacak gücün yoksa eğer
Aşka öyleyse ne diye hayret ediyorsun etme

Ey cennetin cehennemin elinde olduğu kişi
Bize cenneti öyle cehennem ediyorsun etme

Şekerliğinin içinde zehir zarar vermez bize
O zehiri o şekerle sen bir ediyorsun etme

Bizi sevindiriyorsun huzurumuz kaçar öyle
Huzurumu bozuyorsun sen mavediyorsun etme

Harama bulaşan gözüm güzelliğinin hırsızı
Ey hırsızlığa da değen hırsızlık ediyorsun etme

İsyan et ey arkadaşım söz söyleyecek an değil
Aşkın baygınlığıyla ne meşk ediyorsun etme

Mevlana


http://www.dailymotion.com/video/x6tes9_yilmaz-erdogan-etme_creation

20 Mart 2009 Cuma

Denileni yapan köledir. Denilenden fazlasını yapan özgürdür.

Bu sözü duyduğumda lisedeydim ve beni anlattığını düşündüm.Cidden öyleydi istemediğim bi işi kesinlikle yapmıyordum yaptıramıyorlardı. Ama inandığım işi ise denilenden fazlasını yapardım.
Şimdi Biz biliyoruzki hayatta birileri bize emir verecek emir alacağız. bu kesin.
ama aldığımız emirleri yerine getiririsek insiyatif kullanmassak denileni yapan ahmak biri oluruz. ama denilenden fazlasını kendi insiyatifimizle bişeyler katarak yaparsak bu farklı olur.
o zaman ne diyoruz. sloganımz şu.
Denileni değil daha fazlasını yapki köle olma.

15 Ocak 2009 Perşembe

Hayat Bir Oyun

"Hayat Bir Oyun" Diyenlerdensiniz
Hayatın çok fazla ciddiye alınacak bir yanı olmadığını düşünüyorsunuz. Sizin için bir işin içinde eğlence ve heyecan yoksa bir anlamı da yok. Kendilerine ulaşılmaz hedefler koyarak, hayatlarını o hedeflere ulaşmak uğruna mutsuzluk ve hırs içerisinde geçiren insanları anlamakta zorluk çekiyorsunuz. Çünkü siz eğer bir iş yapıyorsanız o işten keyif alıyor olmanız gerekir, aksi takdirde sadece bir hedef belirleyip ona koşuyor olmak, sizin için anlamsız bir uğraş. Bu yüzden siz rahat ve keyif veren tavırlarınızla herkesin kendi yaşamı içerisinde birlikte olmak isteyeceği huzur veren bir karaktersiniz.